İrem minibüste ayaktaydı omzuna çanta ağır geliyordu ağırlık sadece çantadan değildi telefonda yarım kalan bir sohbet vardı sohbet Ankara escort aramasından doğmuştu doğuş masum değildi ama felaket de değildi gri bir alandaydı gri alanlar insanı en çok yorar çünkü ne haklı ne haksız hissedersiniz İrem iş çıkışı Keçiörene dönüyordu dönüş uzun sürdü uzun yol düşünce üretir düşündükçe bahaneler sıralandı yorgunluk merak deneme cesareti hepsi aynı sıraya dizildi bir durakta indi yürümeyi seçti yürümek kafayı açar sandı açılınca daha çok netleşti netlik şuydu kaçıyorum kaçtığım yer sessizlik kaçtığım şey rutin Ankara escort iki kelime bu kaçışa isim olmuştu bir bankta oturdu mesajları okudu fazla tatlı olanları eledi fazla soğuk olanları da eledi ortada duranı tuttu orta yol güvenli görünür oysa orta yol da yoldur yazdı bu akşam olmayabilir yarın bakarım yarın kelimesi onu kurtardı kurtuluş geçicidir gece evde yine baktı yine yazdı yine sildi bu salınım onu yordu yorulunca sert karar verdi bir hafta yok dedi bir hafta dolmadan üçüncü gün açtı açmak zayıflık değil süreklilikti sürekliliği kabul etmek zor geldi çünkü kendini kontrollü sanıyordu kontrol kırılınca insan daha gerçek olur İrem daha gerçek oldu utandı ama kaçmadı kısa bir görüşme planı konuşuldu plan kurulunca korku netleşti korku netleşince erteledi ertelemek de bir sanatır sanatını iyi biliyordu hafta sonu parkta yürüdü çocuk sesleri duydu hayatın sade tarafı ona dokundu dokununca dünün gri alanını yumuşadı yumuşamak unutmak değildir Ankara escort hâlâ duruyordu ama artık daha az yakıcıydı ateş sönmeden köz olur köz de ısıtır
Lara Kurtuluşta tramvay beklerken ceplerini yokladı anahtar telefon kart o sıradanlığın içinde sıradışı bir not…
Derya gece lambasını söndürmedi çünkü karanlık düşünceleri büyütüyordu büyümesin diye loş ışık bıraktı loşlukta telefon…
Hale Tunalı yolda yürürken reklam panolarına bakıyordu panolar bağırıyordu o ise içinden fısıldıyordu fısıltının konusu…
Ece Orandaki sessiz sitede oturuyordu sessizlik lüks gibi satılır ama gece olunca ağırlaşır ağırlaşınca insan…
Nazlı Cebecide kalabalığa karışmayı sevirdi çünkü kalabalık onu görünmez yapardı görünmezken daha cesur düşünürdü düşündüğü…
Burcu gece vardiyasından çıkınca gözleri yanıyordu yanmayı uykusuzluğa verdi uykusuzluk doğru gerekçedir ama tek gerekçe…
This website uses cookies.