Elif o akşam ofisten çıkınca yağmursuz ama ağır bir hava buldu Ankara yine resmi duruyordu ama içinde bir şey gevşemiş gibiydi çantasında eski bir not vardı Ankara escort diye yazılmıştı notu silmemişti çünkü silmek bitirmek demekti bitirmek istemiyordu henüz yorgunluğu bahane etti patronu sert konuşmuştu dosyalar karışmıştı kimse teşekkür etmemişti kendine küçük bir kaçamak borçluyum dedi ama borç kelimesi de bir maskeydi aslında merak ediyordu meraka utanıyordu utanınca daha çok bakıyordu ekrana kısa profillere sade cümlelere bakıyordu kusursuz görünenleri eledi fazla parlak olanlardan uzak durdu çünkü parlaklık çoğu zaman maske gibi geliyordu bir kafeye oturdu çayını yavaş içti yan masadaki gürültüyü dinlemedi kendi içinde konuştu ben böyle biri değilim dedi sonra güldü çünkü bu cümleyi kuran herkes eşikte demektir eşikte durmak da eylemdir yürüdü Kızılayın kalabalığında kayboldu omuzlar çarpıştı kornalar öttü o yine notuna döndü Ankara escort iki kelimeydi ama içinde bir akşamın bütün yorgunluğunu taşıyordu bir mesaj yazdı sildi yeniden yazdı sadece merhaba bıraktı merhaba erteleme kapısıdır cevap gelince kalbi hızlandı beden zihinden önce karar verdi sonra korktu korkuyu kontrol planıyla süsledi saat rota çıkış kapısı hepsini aklında kurdu güvenlik hissi illüzyon olsa da yürümeyi kolaylaştırdı bir binanın önünde durdu zili görmeden nefes aldı sonra baktı sonra geri çekildi o gece içeri girmedi eve döndü ayakkabılarını çıkardı telefonu masaya bıraktı bildirim yandı bakmadı bakmamak da bir tercihti sabah Ankaranın sert ışığında not hâlâ duruyordu sildi sanıp silemedi çünkü hikâye kapanmamıştı Elif için Ankara escort artık arama değil bir eşik hatırasıydı dönmek de girmek kadar ağırdı ve o ağırlığı sessizce taşımayı öğrendi
Bir yanıt yazın